Salon mobilyası nedir? Nasıl olmalıdır?

 

Günümüzde gerek bütçe kısıtlamalarından gerekse insanların eskisi kadar ev oturması kavramını faaliyete geçirmediğinden, eskiden beri bilinen salon kavramı evrilmiş ve farklılaşmış durumda. Eskiden evin en nadide, en geniş ve en göz alıcı odası, salon olarak nitelendirilip özel ve şık salon mobilyası tercihleriyle göz alıcı şekilde dekore edilir, yalnızca misafir geldiğinde veya özel bir günde kullanılırdı. Bu durumda, ayriyeten bir oda da oturma odası olarak kullanılır ve aile bireylerinin günlük rahatlayıp vakit geçirdiği yer olurdu.

Günümüzün şartlarında insanlar kırsal bölgelerde geniş metrekareli evler yerine şehir içinde daha ufak ve minimal alanlar tercih ettiğinden, bu olanak kısmen kısıtlanmış ve azalmış durumda. Artık insanlar en geniş odalarını ortak bir dinlenme ve oturma alanı olarak belirleyip hem salon hem oturma odası olarak kullanır oldular. Göz alıcı bir salonun yolu güzel bir mobilyadan geçer mantığıyla, bu alanı en güzel ve konforlu şekilde dekore etmenize yardımcı olacak, salon mobilyası konseptli birkaç fikir derledik. 

 

Salon mobilyası, odanızı olabildiğince şık ve ferah göstermelidir

Konfor sunarken aynı zamanda ferahlık veren bir mobilya seçimi yapmanız hem sizin hem evinizi ziyaret eden değerli misafirleriniz için göz ardı edilemez bir gerekliliktir. Bu doğrultuda yapabileceğiniz en iyi şey, odanızın yapısına göre bir mobilya tercihi yapmaktır. Eğer küçük bir alana sahipseniz, modüler L koltuklar tercihiniz olabilir. Daha geniş bir salona sahipseniz 2-3 parçalı koltuk takımlarını değerlendirebilirsiniz.

Bir diğer önemli unsur ise mobilyanızı nasıl yerleştirdiğiniz… Eski stil duvara yaslama tekniğine saplanıp kalmak sizin için her zaman doğru bir karar olmayabilir. Odanız dar ve küçük ise mobilyanızı duvara ya da cama yaslamanız mantıklı, fakat daha geniş bir alana sahipseniz koltuklarınızı ortaya endeksli ve daha dağınık bir biçimde yerleştirmekten korkmayın.

 

İster şatafatlı, ister minimal ve modern

Salonunuzda en önemli unsurlardan biri, tarzınızı yansıtabiliyor olmasıdır. Avant garde ve şaşalı ya da minimal ve modern dokunuşlar… Sizi en iyi hangisi temsil ediyor? Öncelikle bu sorunun cevabını bulmalı ve salon mobilyası seçiminizi buna göre şekillendirmelisiniz. Şunu unutmayın ki tarzınız ne olursa olsun salonunuzda bu tarzı, en güzel ve en özenli şekilde gözler önüne sermeniz büyük önem taşır.

Bahsettiğimiz alanın renk uyumu, tavan dekoru , mobilyası, dokuları, renkleri; kısacası en ufak ayrıntısına kadar her şeyi emek ve beğeniyle tasarlanmış olmalıdır. Mesela beğendiğiniz koltuk grubunun rengine ve temasına uygun olarak seçebileceğiniz keyifli yastık kılıfları, minimal ama bir o kadar da efektif bir dokunuş olabilir. 

 

Renklerin tuzağına düşmek yerine büyüsüne kapılın

Salon mobilyası elbette kritik bir konu. Birçoğumuz mobilya seçerken en çok nelere dikkat etmeliyim diye düşünmekten ziyade ezberlenmiş bazı kurallar üzerinden ilerlemeye çalışıyor. Mesela ‘açık renk olmasın kir tutar’ ya da ‘kolay silinebilir olsun’ gibi bazı tabulara takılıp kalınıyor. Bu noktalar tabii ki önemli fakat, fark yaratan bir salon dekore etmek istiyorsanız önceliğiniz sadece bunlar olmamalı.

Renklerle oynamaktan korkmayın ama renk cümbüşüne de kapılmayın. Canlı renkler bazı soft tonlarla dengelenebilir. Bunun yanı sıra, eğer odanıza bir yemek grubu dahil etmek istiyorsanız, bunu televizyon ünitenizle uyum halinde yapabilirsiniz. Ancak tabii oturma grubunuzla da uyumlu olması bir zorunluluk değil. Her şey uyumlu ve birbirine benzer olmalı gibi bir kural yok ama unutmayın, her şey kıyısından köşesinden birbirini dengeleyip taşıyabiliyor olmalıdır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.